Çocuk Gelişimi Bölümü, Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe The evaluation of the mediation role of life engagement in resilience and trauma levels of individuals experiencing the earthquake in Kahramanmaraş, Türkiye(Springer Science and Business Media B.V., 2025) Özmaya, Esma; Erkoç, Beyza; Kalaycı, Sami; Uzun, Sevda; Lotfi, Sayrahe aim of this study is to evaluate the mediation role of life engagement in resilience and trauma levels of individuals experiencing the earthquake on February 6, 2023 in the city of Kahramanmaraş in Türkiye. The sample of this descriptive and correlational study included 1406 individuals. The questionnaire data was obtained through Google Forms and other data collection tools were Socio-demographic Information Form, Trauma Level Determination Scale, Short Resilience Scale and Life Engagement Scale. To analyse the data, frequency (percentage, arithmetic mean) and correlation analyses were used. Depending on the findings of the study, the resilience and trauma levels were negatively correlated, whereas the resilience and life engagement levels were positively correlated. Furthermore, the life engagement levels were negatively correlated with trauma levels while they were positively correlated with resilience. It was found that the life engagement played an mediation role in resilience and trauma levels of individuals experiencing the earthquake in Kahramanmaraş, Türkiye. In this study, we found that the life engagement has an important role in resilience and trauma levels of individuals. We are of the opinion that the findings of this study might help researchers and conductors to plan and perform effective strategies for post-impact phase of an earthquake.Öğe The effect of seasonal agricultural worker mothers' maternal gatekeeping status on their emotional abuse potential toward their 3-6 years old children(Cyprus Mental Health Institute, 2025) Yılmaz Demirel, Özlem; Yılmaz, MahmutDevelopment is a lifelong process. The roots of this process are formed from early childhood development. The biggest responsibility at this point also lies with the parents. The attitudes adopted in child raising have a direct effect on the personality development of children. From birth, the mother is responsible for caring for the child, creating a special bond between mother and child. The bond established with the father also supports the development of children. However, the mother may sometimes be an obstacle, consciously or unconsciously, in the child's bonding with the father. This obstacle is reflected in the concept of "maternal gatekeeping." "Maternal gatekeeping" not only affects the bonding process but can also lead to the emotional neglect of children. There may be various variables in the formation of maternal gatekeeping. Within the scope of this study, the emotional abuse potential of seasonal agricultural worker mothers, who are among the disadvantaged groups, towards their children aged 3-6 years in the context of maternal gatekeeping was examined in terms of various variables. Participants were administered the Socio-demographic Information Form, Preschool Period (3-6 Years) Maternal Gatekeeping Scale (MLSS): Mother Form, Emotional Abuse Potential Scale for Parents with Children of Age. The statistical analyses of the study were conducted using SPSS 25.00 and the Independent Samples t-test, a one-way analysis variance test when comparing according to demographic variables, and a Scheffe test after the variance analysis. According to the findings of the study, significant differences were found when age, years of marriage, educational status, family type, number of children, emotional abuse, and maternal gatekeeping scores were compared.Öğe A study on the awareness and attitudes of mothers with children aged 0-6 towards autism in terms of various variables(Taylor & Francis Ltd, 2024) Köroğlu, Alper Yusuf; Ataman, Safa A.; Kösretaş, BarışThe aim of the study was to examine mothers' awareness and attitudes towards autism. The current study was conducted within the framework of the quantitative research method of the correlational survey model, involving 511 mothers between the ages of 18-50 with preschool-aged children. Among the participating mothers, 49.3% were in the 18-33 age range, while 50.7% were in the 34-50 age range. Regarding the number of children, 36.8% of mothers had one child, 46.0% had two children, 13.9% had three children, and 3.3% had four or more children. In terms of educational background, 7.0% had primary education, 16.8% had high school education, 15.5% had associate degrees, 43.6% had bachelor's degrees, and 17.0% had postgraduate degrees. Data were collected using a demographic information form developed by the researchers, along with two different scales: the 'Preschool Children Mothers' Autism Awareness Scale' and the 'Societal Attitudes Toward Autism Scale.' The findings suggest that, to reduce the stress levels of mothers with children diagnosed with autism spectrum disorder (ASD) and enhance their preparedness, it is recommended to increase the awareness and knowledge levels of prospective mothers regarding ASD before pregnancy. Additionally, interventions aimed at changing negative attitudes and addressing educational deficiencies related to autism in mothers may influence their awareness and the sub-dimensions of the attitude scale.Öğe Research on Asylum-Seeking Preschool Children In Turkey: A Systematic Review(2024) Demirel, Özlem Yılmaz; Köroğlu, Alper Yusuf; Ataman, Safa Alparslan; Kösretaş, BarışThis study was conducted with the systematic review method to determine the studies conducted on children who are asylum-seekers in preschool period in Turkey and their results. Systematic reviews are important research projects that should be conducted by examining all studies conducted on a certain subject within a certain protocol. For this reason, the current study was carried out with the studies searched in Google Scholar and YÖKTEZ database by using the keywords \"asylum-seeking children\", \"asylum-seeking child\", \"refugee children\", \"refugee child\" without any date restriction in the research process. While the inclusion criteria for the systematic review were determined as studies conducted with children in the 0-6 age group, the exclusion criteria were determined as studies on children over the age of 6. Because of the keywords determined, a total of 2039 studies were reached and all of them were analyzed one by one. From these studies, 43 studies that were suitable for the study were identified. After removing duplicate studies, 29 studies that met the inclusion and exclusion criteria were included. When the studies were analyzed, it was seen that the problem of asylum-seekers is not limited to adults. Children are most affected by this situation.Öğe Gelişimsel yetersizliği olan çocuklar için tehlike içeren unsurların ebeveyn bağlamında incelenmesi(2024) Demirel, Özlem Yılmaz; Yıldırım, BediaTehlike durumları, bireylerin hayati fonksiyonlarının azalmasına hatta kaybolmasına neden olabilecek durumlardır. Her yaş grubu için büyük risk oluşturan bu durumlar, özellikle gelişimsel yetersizliği olan çocuklar açısından riskin artmasına neden olabilmektedir. Gelişimsel yetersizliği bulunan çocuklar, özellikleri gereği tehlike içeren ve içermeyen unsurları birbirinden ayırt etmekte zorlanabilmektedirler. Bu durum çocukların, tehlikelere daha fazla maruz kalmalarına sebep olabilir, bulundukları mekânlarda tehlikelere karşı ek önlemlerin alınmasını gerekli kılabilir. Bu çalışma, gelişimsel yetersizliği bulunan çocuklara sahip ebeveynlerin, ev, okul ve dış ortamlarda çocukları için tehlikeli olarak tanımladıkları unsurların neler olduğunu, belirttikleri unsurlara yönelik almış oldukları tedbirleri ve olası risklerin kendilerinde oluşturdukları ruhsal durumu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, belirlenen amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak desenlenmiş ve araştırmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu oluşturulurken amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve özel gereksinimli çocuğa sahip 20 ebeveyn çalışma grubuna dahil edilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi tercih edilmiş, görüşme sonrasında ebeveynlerden gelen cevaplar kategorize edilerek tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; ebeveynlerin ev içerisinde yanıcı kesici ve delici aletler, merdivenler, elektronik aletler ve ıslak zeminleri, okul içerisinde merdiven, oyun alanları, kapı ve pencereler ile tuvaletleri, ev ve okul dışı ortamlarda yabancı insanları, trafik ve oyun/park alanlarını tehlikeli olarak gördükleri, ebeveynlerin çocuklarına dair en büyük kaygılarının ise gelecek kaygısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Ergenlerde sosyal dışlanma ve internet bağımlılığı ilişkisi(2024) Özmaya, Esma; Erkoç, BeyzaAmaç: Bu araştırmanın amacı ergenlerde sosyal dışlanma ve internet bağımlılığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Ayrıca sosyal dışlanma ve internet bağımlılığının çeşitli değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim gördüğü sınıf düzeyi, sürekli internet erişim varlığı, bağlanılan cihaz, interneti kullanım amacı) açısından farklılaşıp farklılaşmadığını saptamaktır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemi 983 lise öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma verileri Kişisel bilgi formu, Ergenler İçin Ostrasızm (Sosyal Dışlanma) Ölçeği ve Ergenler için internet bağımlılığı ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Araştırmanın sonucunda sosyal dışlanma ve internet bağımlılığı arasında güçlü bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Cinsiyet ile sosyal dışlanma ve internet bağımlılığı arasında anlamlı bir ilişki olduğu; sosyal dışlanmanın erkeklerde, bağımlılığın ise kadınlarda anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Yaş ve internet bağımlılığı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. İnternete sürekli ulaşımın olmasının bağımlılığı arttırdığı ayrıca internet kullanım amacı sosyal paylaşım yapma, müzik dinleme, oyun oynama veya sohbet etme olan öğrencilerin kullanım amacı ödev yapma olanlara göre daha yüksek bağımlılık riski taşıdığı saptanmıştır. Gençlerin kullandıkları cihaz açısından ise bilgisayar kullanımının sosyal dışlanmayı etkileyebileceği görülmüştür. Sonuç: Araştırma sonucunda özellikle günümüzde ergenler arasında artan sosyal dışlanma ve internet bağımlılığı arasında güçlü bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum ise gençlerde giderek ruh sağlığının bozulmasına neden olabilmektedir.Öğe The effect of a mindfulness-based stress reduction program on depression and quality of life in cancer patients : a meta-analysis study(Lippincott Williams and Wilkins, 2024) Özmaya, Esma; Uzun, Sevda; Aytaç, TufanMindfulness-based interventions have been receiving growing attention in cancer care. This study was performed to determine the effect of a mindfulness-based stress reduction program on depression and quality of life in cancer patients. The screenings in the study were performed in January to May 2023 through the Cochrane Central Register of Controlled Trials (CENTRAL), PubMed, Web of Science, Science Direct, and YÖK Thesis Center databases. After the reviews, 14 studies were included in the study. This meta-analysis showed that mindfulness-based stress reduction programs were effective on depression (SMD: ?0.363; 95% CI: ?0.711 to 0.015; Z = ?2.042; P = .041; I2 = 85.229%) and quality of life (SMD: 0.363; 95 CI%: 0.111-0.615; Z = 2.822; P = .005; I2 = 75.222%). The type of cancer (SMD: 0.385; CI: between 0.005 and 0.528; P = .000); duration of therapy (SMD: 0.243; CI: between 0.093 and 0.393; P = .002); the person providing therapy (SMD: 0.335; CI: between 0.133 and 0.507; P = .001); scale used (SMD: 0.290; CI: between 0.148 and 0.432; P = .000); and the origin of the study (SMD: 0.298; CI: between 0.158 and 0.438; P = .000) moderators were found to play a role in the effectiveness of a mindfulness-based stress reduction program on the quality of life of cancer patients. The mindfulness-based stress reduction program yields positive outcomes by reducing depression, enhancing the quality of life in cancer patients, and promoting overall mental well-being in individuals. Copyright © 2024 Wolters Kluwer Health, Inc. All rights reserved.Öğe 60-72 Aylık Çocukların Benlik Algısı ve Sosyal Problem Çözme Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2023) Alptekin, Ayşe; Sarıkaya, Ayşegül; Köroğlu, Alper Yusuf60-72 aylık çocukların benlik algıları incelenerek, sosyal problem çözme becerisine etkisinin belirlenmesi amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modelinde tasarlanmış olan bu çalışmada Konya ili Selçuklu ilçesinde anaokuluna devam eden yaş ortalamaları 66.7 ay olan 43 kız, 74 erkek toplam 117 çocuk çalışma grubuna dahil edilmiştir. Verilerin toplanmasında “Demoulin Benlik Algısı Ölçeği” ve “Sosyal Problem Çözme Becerileri Ölçeği” kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde katılımcılardan 20’sinin düşük (%17.1), 61’inin orta (%52.1), 36’sının yüksek (%30.8) benlik öz saygısına sahip olduğu; 28’inin düşük (%23.9), 68’inin orta (%58.1), 21’inin ise yüksek (%17.9) benlik öz yeterliliğine sahip olduğu görülmektedir. Çocukların sahip oldukları öz saygıları ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki fark incelendiğinde, yüksek benlik saygısına sahip çocukların düşük benlik saygısına sahip çocuklardan sosyal problem çözme becerileri puanlarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak farklı benlik öz yeterliliklerine sahip çocukların sosyal problem çözme beceri puanlarında herhangi bir anlamlı farka rastlanmamıştır. Ayrıca katılımcıların sosyal problem çözme beceri puanlarının cinsiyete göre de farklılaşmadığı görülmüştür.Öğe Engelli çocuğa sahip annelerin yaşam deneyimleri: Kabul süreçleri ve güçlüklerle baş etme durumları(2023) Yıldırım, Bedia; Demirel Yılmaz, ÖzlemAraştırmanın amacı, engelli çocuğa sahip annelerin çocuklarının özel durumunu öğrendikleri anda verdikleri tepkileri, çevresel tutum ve yaklaşımları, tedavi sürecine dair aldıkları kararları, kabul aşamasında yaşananları, sorunlar ile başa çıkma yöntemlerini ve benzer durumda olan ailelere süreci tamamlamış olan annelerin önerilerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desenle tasarlanmıştır. Çalışma grubu Aksaray’ da yaşamakta olan 10 engelli çocuk annesinden oluşmaktadır. Verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu, elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizine göre annelerin çocuklarının engel durumunu genellikle doğumdan sonra fark ettikleri, çocuklarının engel durumunu öğrendikleri ve öğrendikten sonra da yönlendirilme amaçlı ilk müracaat ettikleri birimin sağlık kurumları olduğu, tanı sonrası genellikle şok, derin üzüntü, inkâr ve isyan gibi tepkiler verdikleri, çevresel tutum yaklaşımların engel durumu ile başa çıkmalarını zorlaştırdığı, yaşadıkları süreç ile başa çıkmada eş ve yakın çevre desteğinin, dini inançların kolaylaştırıcı olduğu, benzer durumu yaşayan ailelere önerilerinin ise kabul sürecini hızlandırma yönünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar ışığında tanı birimlerinin aile hassasiyetlerine özen gösteren moral ve motivasyonu artırıcı yaklaşım benimsemeleri, ailelere ise kapsayıcı bir takip ile yaşam boyu destek hizmeti sunulması önerilirÖğe 37. Okul öncesi dönemdeki çocuklarının erken okuryazarlık becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi(2023) Yaman, Atilla; Demirel Yılmaz, ÖzlemErken okuryazarlık becerileri, doğumla başlayan ve ilkokula kadar devam eden bir süreci kapsamaktadır. Çocuğun çevresinden duyduklarına yönelik geliştirdiği ses şemaları ile kelime dağarcıkları gelişmekte, dile özgü beceriler sosyal çevresinden taklit ve model alma yoluyla kazanılmaktadır. Motor gelişimle birlikte kalem tutma becerileri ve okuma yazmaya yönelik olarak beden duruş pozisyonlarını öğrenme, el-göz koordinasyonun gelişmesi her biri okuma yazma becerileri için ön koşul niteliğindedir. Okul öncesi dönem, çocukların tüm gelişim alanları açısından bütüncül, sistematik ve planlı olarak desteklendiği bir süreçtir. Bu süreçte kazandırılması beklenen beceriler arasında erken okuryazarlık becerileri de yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında 60-72 aylık 23 çocuk ile 45-50 dakikalık bireysel görüşmeler yapılmış, çocukların erken okuryazarlık becerileri kapsamında ses bilgisel farkındalık becerileri, yazı farkındalığı, öykü anlama, görsel eşleştirme ve yazı yazma öncesi becerileri anne ve babaların eğitim ve mesleki durumlarına göre incelenmiştir. Çalışma sonucunda anne ve babaların eğitim mesleki durumlarına göre erken okuryazarlık becerileri açısından anlamlı farklılıklar oluşmazken annelerin eğitim durumlarının yükselmesi ve annelerin öğretmen, babaların da sağlık personeli olması durumlarında çocukların erken okuryazarlık becerilerinin de yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Çocuk resimlerinin cinsel gelişim açısından incelenmesi(Sakarya Üniversitesi, 2022) Alptekin, Ayşe; Sarıkaya, Ayşegül; Köroğlu, Alper YusufAmaç: Bir İnsan Çiz Testinde cinselliği sembolize eden burun ve ayak çizimleri ile D10 testinde yer alan taşıt çiziminin 60-72 ay aralığındaki çocukların cinsel gelişimini belirlemekte etkin kullanılabilirliğini incelemektir. Yöntem ve Gereçler: Genel tarama modelinde tasarlanan araştırmada, çalışma grubu olarak ölçüte dayalı örnekleme yöntemi ile Konya İlinde okul öncesi eğitime devam eden 60-72 ay aralığındaki 92 çocuk belirlenmiştir. Veri toplamak için Selçuk Cinsel Gelişim Ölçeğinin Cinsel Kimlik ve Cinsiyete İlişkin Davranış Alt Ölçeği Aile Formu, projektif testlerden de Bir İnsan Çiz ve D10 testleri kullanılmıştır. Bulgular: Bir İnsan Çiz testinde burun çizimi ile cinsel kimlik boyutu arasında anlamlı ilişki olduğu ancak cinsiyete ilişkin davranış boyutunda anlamlı bir ilişki olmadığı; ayak çizimi ile cinsel kimlik ve cinsiyete ilişkin davranış boyutları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı; D 10 testinde taşıt çizimi ile cinsiyete ilişkin davranış boyutunda anlamlı bir ilişki olduğu ancak cinsel kimlik boyutunda anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Sonuç: Bir İnsan Çiz Testinde burun çiziminin ve önce çizilen cinsiyetin çocukların cinsel kimlik boyutuyla ilgili bilgi verebileceği ancak ayak çiziminin cinsel gelişimle ilgili herhangi bir bilgi vermediği, D10 testinde yer alan taşıt çiziminin de çocukların cinsiyete ilişkin davranış boyutuyla ilgili bilgi verebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Scientific research, ethics and nursing in the Covid-19 pandemic process: A traditional review(Türkiye Klinikleri Yayınevi, 2022) Özmaya, Esma; Kıssal, AygülThroughout history, science has enlightened us in over- coming the obstacles in our way and has tried to be a solution to our problems. Science has been the port where people took refuge while trying to cope with the problems they experienced. With the develop- ing technology in recent years, human beings have been able to reach information faster in overcoming obstacles and have shaped their re- search in this direction. Especially recently, coronavirus disease-2019 (COVID-19) has been an important pandemic problem affecting peo- ple. People have sought to get faster information to solve their problems during the pandemic process. Because the reasons such as the fact that COVID-19 can be transmitted through the respiratory tract quickly, that it is a virus encountered for the first time and that there is no treatment yet, and that it causes the death of many individuals, have led to the ac- celeration of research in this process. Scientists have made efforts in a rapid scientific research process in order to be beneficial to the soci- ety, but in this process, they had to face a situation that could create many ethical problems and debates. Nursing profession, which is one of the important building blocks of the health field, was also affected in this process in terms of nursing research. Significant difficulties were encountered in the planning and conduct of the studies. Especially since the profession is an applied discipline by nature, the difficulties en- countered in practice have also affected the structure of research and led to ethical debates.Öğe Hemşirelik öğrencilerinin bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazma çizme tekniğiyle psikolojik şiddet algısının belirlenmesi(Ege Üniversitesi, 2022) Uzun, Sevda; Özmaya, Esma; Gürhan, Nermin; Altun, Elif; Karakaş, Didar; Kulakaç, NurşenBu çalışmada hemşirelik son sınıf öğrencilerinin sahip olduğu psikolojik şiddet algısının, boyutunun, nedenlerinin ve sonuçlarının bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazma çizme tekniğiyle detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada öğrencilerin psikolojik şiddete ilişkin görüşlerini derinden incelemek için nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Çalışma grubunu çalışmaya katılmayı kabul eden gönüllü 26 hemşirelik son sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; bağımsız kelime ilişkilendirme testi ve yazdırma–çizdirme tekniği kullanılarak, katılımcıların “psikolojik şiddet” kavramıyla ilgili bilişsel yapılarında ayrıntılı veri toplanması hedeflenmiştir. Çizimler ise öğrencilerin mevcut bilgilerini, inançlarını kelimelere bağlı kalmaksızın ifade etmesini sağlar. Elde edilen veriler içerik analizine göre değerlendirilerek kategoriler belirlenmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre hemşirelik adaylarının psikolojik şiddet ile ilgili zihinlerindeki kavramlardan bağımsız kelime ilişkilendirme testiyle ve yazma çizme tekniğiyle toplam altı kategori oluşturulmuştur.. Bu kategoriler psikolojik şiddetin özellikleri, psikolojik şiddetin etkileri, psikolojik şiddetin nedenleri, psikolojik şiddeti gösterme biçimleri ve psikolojik şiddeti uygulayanlardır. Sonuç: Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin psikolojik şiddeti sözel şiddetle aynı kavram olarak algıladığı, psikolojik şiddetin nedenleri arasında ilk sırada öfkeyi gördüğü ve psikolojik şiddetin etkilerini ise değersiz hissetme, depresif duygudurum ve korku olarak değerlendirdiği bulunmuştur.












