Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@KMÜ, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Biospectroscopy screening and molecular fingerprinting of gastric cancer cases from biofluids by vibrational spectroscopy allied with chemometrics
(Nature Research, 2025) Tugrul, Fuzuli; Akin Geyik, Gonul; Peker Cengiz, Betul; Yalinbaş Kaya, Berrin; Karuk Elmas, Sukriye Nihan; Yilmaz, Ibrahim; Arslan, Fatma Nur
The present study aims to develop a new molecular diagnostic modality based upon mid–infrared (mid–IR) spectroscopy allied with chemometrics for the diagnosis of gastric cancer (GC) from diverse biofluids. The characterization over the spectral data specified the changes at molecular level caused from the synthesis of main biomolecules like lipids, proteins and carbohydrates was performed. The spectral data from the cancer and their control cases were analyzed by practicing the supervised and unsupervised chemometrics analysis including PCA, SIMCA, LDA and HCA. The results indicated that remarkable changes were occurred in the content of biomolecules for GC cases due to energy necessities. 100% of the cancer cases from blood serum, blood plasma and saliva biofluids were successfully discriminated from their control specimens by LDA. Consequently, this research established the potential of mid–IR spectroscopy allied with chemometrics for evaluating biochemical changes of GC cases with high sensitivity and precision. © The Author(s) 2025.
TRP Channel Inhibition and NF-κB Pathway Suppression in Human Ependymal Tumor cell-line by Achillea Biebersteinii Aqueous Extract
(Springer, 2025) Özbay, Erkan; Çömelekoğlu, Ülkü; Söğüt, Fatma; Yıldırım, Metin; Küççüktürk, Serkan; Duran, Tuğce; Karaselek, Mehmet Ali; Doğan, Hasan Hüseyin; Ünlü, Ümmühan
Achillea biebersteinii is a perennial medicinal plant traditionally used in various countries for the treatment of several diseases and is rich in phenolic compounds with reported anticancer potential. However, its molecular mechanisms against ependymal tumors remain poorly understood. This study aimed to investigate the anticarcinogenic effects of Achillea biebersteinii aqueous extract on DKFZ-EP1NS human ependymal tumor cells, with a focus on transient receptor potential canonical (TRPC6) channels and the nuclear factor kappa B (NF-κB) signaling pathway. The phenolic composition of the extract was determined by high-performance liquid chromatography (HPLC), and its cytotoxicity was assessed using the MTT assay. Apoptotic activity and cell cycle distribution were evaluated by flow cytometry, while TRP channel currents were recorded via the whole-cell patch-clamp technique. TRPC6 and NF-κB gene expression levels were quantified by real-time PCR. The extract demonstrated concentration-dependent cytotoxicity, with an IC50 value of 0.241 mg/mL (p < 0.05). It induced early apoptosis in over 70% of cells (p < 0.05), caused significant G0/G1 phase cell cycle arrest (p < 0.05), and markedly inhibited TRP channel conductance and current amplitudes (p < 0.05). Gene expression analysis showed significant downregulation of TRPC6 and NF-κB transcripts, with fold changes ranging from 5.6- to 23.7-fold for NF-κB and 8.4- to 10.9-fold for TRPC6 (p < 0.05). These results suggest that Achillea biebersteinii aqueous extract inhibits TRP channel activity and suppresses NF-κB signaling, thereby reducing cell proliferation through apoptosis induction and cell cycle arrest, providing clues to its possible anticancer mechanism and supporting its potential as a phytotherapeutic candidate in ependymoma treatment. © The Author(s), under exclusive licence to Springer Science+Business Media, LLC, part of Springer Nature 2025.
Şeyh Ahmed Fethullah el-Câmî’nin tasavvuf anlayışında mürşid-mürîd ilişkisi
(Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Sanır, Mehmet Hanefi
Çalışma, Şeyh Ahmed Fethullah el-Câmî’nin (öl. 2023) tasavvufî eğitim anlayışında merkezi bir yer tutan mürşid mürîd ilişkisinin, bireyin manevî olgunlaşma süreci üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Câmî’nin eserlerinde detaylı biçimde ortaya koyduğu bu ilişki, klasik sûfî gelenekten modern tasavvuf yorumlarına kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alınmaktadır. Araştırmanın temel amacı, mürşid-i kâmilin sadece teorik bilgi aktaran bir öğretici değil, mürîdin ruhsal gelişimini yönlendiren, ona manevi terbiyesinde rehberlik eden aktif bir irşad otoritesi olduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda, mürşid ile mürîd arasındaki ilişkinin tasavvufi eğitimde neden vazgeçilmez ve merkezi bir unsur olarak değerlendirildiği, Şeyh Ahmed Fethullah el-Câmî’nin görüşleri ile klasik ve modern kaynaklar arasında yapılan karşılaştırmalı analizler yoluyla açıklanmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın önemini artıran başlıca unsur, mürşid-mürîd ilişkisinin pedagojik ve manevi boyutlarıyla birlikte ele alınarak konunun yalnızca teorik bir bağlılık çerçevesinde değil, bireyin manevi dönüşümüne odaklanan çok katmanlı bir terbiye süreci olarak incelenmesidir. Klasik ve modern tasavvuf literatüründe bu ilişkiye dair çeşitli değerlendirmeler bulunmasına rağmen mürşidin bireyin ruhsal tekâmülü üzerindeki dönüştürücü etkisi çoğunlukla ihmal edilmiştir. Buna karşılık, Câmî’nin eserlerinde mürşid-mürîd ilişkisinin yalnızca şekilsel bir aidiyet değil, mürîdin kalbî dönüşümünü ve ruhsal olgunluğa erişimini mümkün kılan dinamik ve sürekli bir rehberlik süreci olduğu açıkça vurgulanmaktadır. Çalışmada yöntem olarak, Şeyh Ahmed Fethullah el-Câmî’nin özgün tasavvufi eserleri ile klasik ve modern dönem sûfî kaynaklarından elde edilen veriler temel alınmıştır. Kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiş ve veriler, karşılaştırmalı ve analitik çözümleme yöntemleri kullanılarak sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde özellikle mürşidin fonksiyonları, mürîdin teslimiyet anlayışı ve manevi terbiye süreci gibi temalar üzerinde durulmuştur. Klasik kaynaklarla modern yorumlar arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuş; mürşid-mürîd ilişkisinin tarihsel sürekliliği ile dönemsel değişimleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Şeyh Ahmed Fethullah el-Câmî’nin tasavvufi eğitim anlayışında mürşidin bireysel dönüşümdeki merkezi rolünü somut biçimde ortaya koymakta ve tasavvufî eğitimin bireyin ruhsal potansiyelini keşfetme süreci olduğunu göstermektedir.
İbn Düreyd’in hayatı ve Kitâbü’l-Melâhin’in arap dilindeki konumu
(Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Nuray, Serhat Eymen
Bu makale, Abbâsî dönemi dil âlimi ve sözlükçüsü Ebû Bekir Muḥammed b. el-Hasan İbn Düreyd’in (öl. 321/933) ilmî şahsiyetini ve Kitâbü’l-Melâḥin adlı eserini çok yönlü olarak incelemeyi amaçlamaktadır. İlk bölümde müellifin hayat çizgisi, hocaları ve öğrencileri, edebî kişiliği ayrıntılı biçimde ele alınarak onun dil ve edebiyat sahasına kazandırdığı eserleri ortaya konulmuştur. Ardından “melâḥin” teriminin sözlük ve ıstılah anlamları klasik kaynaklardan hareketle açıklanmış, tevriye ve lugaz kavramlarına değinilmiş ve melâḥin teriminin Cahiliye şiirinden itibaren geçirdiği semantik evreler gösterilmiştir. İkinci bölüm Kitâbü’l‑Melâḥin’in yazılış sebebi, nüsha durumu, tertip planı ve metot özelliklerine ayrılmış ve eserdeki 185 yemin cümlesinin dizini oluşturularak metin içi bağlama göre tasnifi yapılmıştır. Çalışmanın yöntem kısmında dilbilimsel çözümleme ile klasik belâgat usûlünün birlikte kullanıldığı belirtilmiş, her yemin cümlesinde yer alan anahtar kelimelerin sözlükteki yakın anlamları ile nadir veya mecazî anlamları karşılaştırılmıştır ve okuyucuya sunulmuştur. Kelime-anlam ilişkisinin değerlendirilmesinde belâgat sanatları ihtiva eden örnek beyitler ve Kur’ân âyetleri üzerinden gösterilmiştir. Böylece İbn Düreyd’in belagat ilmini sadece estetik bir süs olarak kullanmadığı, yemin hukukunda muhatabın kastını örtme, sözü zarif biçimde gizleme ve dilin pratik imkânlarını genişletme amaçlarına hizmet ettirdiği ortaya konulmuştur. Elde edilen bilgiler, Kitâbü’l‑Melâḥin’in klasik lügat geleneği ile belâgat nazariyesini kaynaştırarak Arapçada çokanlamlılığın sistematik bir örneklemini sunduğunu göstermektedir. Eserin nadir lafızları muhafaza eden sözlükbilimsel değeri vurgulanmış, lügat ve belâgat çalışmalarına yöntemsel bakımından model teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Böylece çalışma hem İbn Düreyd’in ilmî mirasına hem de Arap dilinde anlam katmanlarının dinamik yapısına dair özgün bir bakış açısı sunmaktadır.
Cami içi din hizmetleri bağlamında imam-hatiplerin örgütsel kimlik algıları
(Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Özer, Mehmet Fatih; Kızılabdullah, Yıldız
Diyanet İşleri Başkanlığının (DİB) en temel görevi olan din hizmeti, sadece ibadetlerle sınırlı olmayıp toplumu din konusunda aydınlatma ve dinî sahih bilgiyi tüm kesimlere ulaştırma boyutuyla da çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu bağlamda imam-hatipler gerek DİB içerisindeki nicel yoğunlukları gerekse ülkenin en ücra köşelerinde dahi görev yapmaları nedeniyle toplumun tüm kesimlerine ulaşma imkânına sahiptir. Kurumun, bir anlamda toplumdaki görünen yüzü konumundadırlar. Bu nedenle imam-hatiplerin Başkanlıkla kendilerini ne derece özdeşleştirdikleri, kuruma ve kurum değerlerine yönelik ne ölçüde aidiyet hissettikleri, görevlerine yönelik bakış açıları, sürdürülmekte olan din hizmeti faaliyetlerindeki verimliliği ve bu çalışmaların toplumda karşılık bulmasını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Buradan hareketle araştırmanın amacı, DİB’de imam-hatip olarak görev yapmakta olan personelin örgütsel kimlik algılarını tespit etmek ve elde edilen sonuçların imam-hatiplerin cami içi din hizmetlerine yönelik tutumlarına olan etkisini incelemektir. Bu doğrultuda nicel araştırma yöntemine dayalı olarak gerçekleştirilen bu araştırmada, Türkiye’nin her bölgesinden bir şehir olmak üzere toplam yedi ilde görev yapmakta olan 715 imam-hatip üzerinden veri toplanmıştır. Katılımcıların örgütsel kimlik düzeyleri ile cami içi din hizmetlerine yönelik tutumları, “Çok Boyutlu Örgütsel Kimlik Ölçeği” ile “Cami İçi Din Hizmetlerine Yönelik Tutum Ölçeği” aracılığıyla ölçülmüş ve elde edilen veriler istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, örgütsel kimlik ile cami içi din hizmetlerine yönelik tutum arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Özellikle davranışsal bağlılık düzeyi yüksek olan imam-hatiplerin, hizmet süreçlerine daha etkin ve içtenlikle katıldıkları belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, din hizmetlerinde verimliliğin artırılması için mesleki gelişimin yanı sıra kurumsal aidiyetin güçlendirilmesinin de elzem olduğunu ortaya koymaktadır.




















