2025 - Cilt: 2 Sayı: 1

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 7 / 7
  • Öğe
    Alihan töre sagunî’nin Türkistan kaygısı: Bağımsızlık ve kimlik mücadelesi
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Koygun, Birsel
    Alihan Töre, özellikle Çin ve Sovyet etkisine karşı Türkistan halkının kimliğini, kültürünü ve özgürlüğünü koruma amacıyla mücadele etmiş; eserlerinde Türkistan’ın siyasi, dinî ve kültürel geleceği konusunda derin endişelerini dile getirmiştir. Bu sebepten mütevellit eserde Sagunî, Türkistan halkının kültürel ve dini bütünlüğünü tehdit eden Sovyet ve Çin baskılarını açık bir şekilde eleştirmekte; halkı uyanmaya, geçmişine sahip çıkmaya ve kolektif bir direniş bilinci geliştirmeye davet etmektedir. Eser dönemin olaylarını ele alması ve bölgede yaşanan gelişmelerin bilinmeyen yönlerini aydınlatması bağlamında nitelikli bir yapıttır. Yapılan bu incelemede metin analizi yoluyla öne çıkan konular ele alınmıştır. Alihan Töre, siyasi bir lider olmanın yanında, aynı zamanda bir düşünür ve halkını uyandırmaya çalışan bir aydın olduğu aşikârdır. 20. yüzyıl başlarında Türkistan coğrafyasında siyasi ve kültürel mücadelelerin önemli bir temsilcisi olan Alihan Töre Sagunî’nin “Türkistan Kaygısı” adlı eseri çerçevesinde bağımsızlık ve kimlik arayışı açısından incelenecektir. Hülasa, “Türkistan Kaygısı” sadece bireysel bir anlatı değildir. Bununla birlikte dönemin olaylarına ışık tutmakla kalmayıp günümüz Türkistan halklarının kimlik ve özgürlük mücadelelerinde de güçlü bir düşünsel kaynak olarak önemini korumaktadır.
  • Öğe
    Türkiye'de ekonomik suçlar: Yargı kararları ışığında bir değerlendirme
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Özçetin, Nigar
    Ekonomik suçlar, kamu veya özel sektör içinde ekonomik düzeni bozan ve haksız kazanç sağlamaya yönelik eylemler olarak tanımlanır. Özellikle şirket yöneticileri, banka çalışanları ve kamu görevlileri gibi sorumluluk sahibi kişilerin görevlerini kötüye kullanmaları sonucu ortaya çıkan ekonomik suçlar, sadece bireyleri değil aynı zamanda kamu güvenini, piyasa düzenini ve ekonomik istikrarı da tehdit etmektedir. Ekonomik suçlar kapsamında değerlendirilen zimmet, dolandırıcılık, hileli muhasebe uygulamaları ve bankacılık suistimalleri gibi fiiller, beyaz yaka suçları içinde yer almakta ve sistemik riskler doğurabilmektedir. Türkiye’de ekonomik suçlara ilişkin olayların artması, bu alanda hem akademik hem de uygulamaya dönük çalışmaların artırılmasını gerekli kılmaktadır. Nitekim şirket yöneticilerinin şirket varlıklarını kişisel menfaatleri için kullanmaları, zimmet ya da güveni kötüye kullanma suçları kapsamında sıkça yargıya konu olmaktadır. Çalışmada 2024 yılına ait 198 mahkeme kararı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bu kararlar arasında ekonomik suç kapsamında değerlendirilebilecek 42 karar ortaya çıkmıştır. Mahkemeler tarafından verilen 30 karar işletmelerde yöneticilere karşı açılmış zimmet ve yetki suistimali olarak belirlenmiştir. Haksız rekabet ve ticari sırların kötüye kullanılması suçundan 2 karar, Bankacılık ve finans suçlarından ise 10 karar ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda çalışmada, 2024 yılında mahkemeler tarafından verilen kararların sırasıyla şirket yöneticileri ve kooperatif yöneticilerinin karıştığı yolsuzluk, banka çalışanları tarafından yapılan dolandırıcılık ve çalışanlar tarafından yapılan haksız rekabet suçları olarak belirlenmiştir.
  • Öğe
    Aile yapısı ve ebeveyn tutumlarının okul öncesi çocuklarda dijital oyun bağımlılığı ile ilişkisi
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Dirimeşe, Erdem; Köroğlu,Tuğçe
    Sosyal problemlerden biri olan bağımlılık, aile ilişkilerini de etkileyen konulardan biridir. Bağımlılık türlerinden biri olan dijital oyun bağımlılığı ise ailede çocukların sosyo-psikolojik gelişimlerini de olumsuz etkileyebilmektedir. Ebeveynlerin tutumları ve teknolojiye karşı yaklaşımları, çocukların dijital oyun bağımlılığı riskini artırabilmektedir. Ebeveynlerin çocukların teknoloji kullanımına yönelik bilinçli yaklaşımı, bu bağımlılığın önlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bağımlılıkla mücadelede aile koruyucu ve önleyici bir role sahiptir. Bu nedenle aile ile bağımlılık arasında ilişki olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada, okul öncesi çocukların dijital oyun bağımlılığı ile aile yapısı ve ebeveyn tutumları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma olup, Zonguldak Filyos'taki çocuklar ve ebeveynleri ile yapılan gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuklarına karşı sergiledikleri tutumlar ve aile içi ilişkiler, çocukların dijital oyun bağımlılığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Demokratik tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında dijital oyun bağımlılığı riski daha düşükken, otoriter ve aşırı hoşgörülü tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında bu risk daha yüksek olabilmektedir.
  • Öğe
    Standartlar kapsamında muhasebe alanında yapılan çalışmalar üzerine bir inceleme
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Koçalan, Yunus Emre
    Bu çalışma, Türkiye’de muhasebe alanında gerçekleştirilen akademik yayınları bibliyometrik analiz yöntemiyle inceleyerek, literatürdeki tematik eğilimleri ve araştırma odaklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Akademik Veri Platformu'ndan elde edilen veriler doğrultusunda, Türkiye’de görev yapan 1.289 muhasebe akademisyeni arasından profesör unvanına sahip 259 akademisyenin toplam 7.674 makalesi analiz edilmiştir. Bulgular, muhasebe literatüründe en sık çalışılan konuların finansal raporlama standartları (TMS/UFRS uyumu, enflasyon muhasebesi), denetim kalitesi, sürdürülebilirlik raporlaması (ESG, karbon muhasebesi) ve dijital dönüşüm (örneğin yapay zekâ ve blockchain uygulamaları) olduğunu ortaya koymaktadır. 2016–2019 yılları arasında yayın sayılarında önemli bir artış gözlemlenirken, 2020 sonrası dönemde pandeminin ve ekonomik belirsizliklerin akademik üretkenlik ve konu tercihleri üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yayın hacmi açısından Marmara Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öne çıkan kurumlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, disiplinlerarası yaklaşımların muhasebe araştırmalarında artan bir biçimde benimsendiği görülmektedir. Sonuç olarak, muhasebe alanındaki çalışmaların teknoloji entegrasyonu, sürdürülebilirlik uygulamaları ve KOBİ’lere yönelik finansal uyum gibi yeni tematik alanlara yöneldiği anlaşılmaktadır.
  • Öğe
    Ayrılık, bekleyiş ve sevdayla yazılan bir ömür: Hikmet Elitaş’ın hayatı, edebî kimliği ve şiirlerinde öne çıkan temalar
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Gemili, Volkan
    Karamanlı şair Hikmet Elitaş, şiirlerinde bireysel acı ile kolektif duyarlılığı harmanlayan, gelenekle modern arasında salınan özgün bir lirizmin temsilcisidir. Onun şiir evreni ayrılık, bekleyiş ve sevda gibi duygularla örülmüş; eylemsizlik, içe dönüklük ve teslimiyetle derinleşmiş bir sessiz arayış poetikası sunar. Elitaş’ın şiirlerinde sevgili, somut bir varlık olmaktan çok, ulaşılamayan bir hayal, zamanla silikleşen bir hatıra yahut içsel bir özlem nesnesidir. Kavuşma arzusu belirgindir, fakat adım atmak yerine beklemek tercih edilir; bu da şiirlerine özgün bir pasif lirizm katar. Elitaş’ın şiir dili, halk ve divan şiiri geleneğinden beslenirken, modern duyarlılıklarla örülmüştür. “Yol”, “kuş”, “fener”, “seher”, “şafak” gibi mazmunlarla örülen imge dünyasında Karaman sıkça yer alır; şehir, aşkın mekânı ve şiirin coğrafyası olarak şiirlerde belirginleşir. Ayrıca şairin dinî ve manevî duyarlılığı, tasavvufî göndermelerle birleşerek şiirsel sesin kültürel belleğe yaslanmasını sağlar. Onun dizeleri kimi zaman Yunus’un dilini, Mevlâna’nın iç çağrısını, Karacaoğlan’ın doğrudan duyuşunu anımsatır. Elli kadar şiiri bestelenmiş, bir kısmı TRT repertuvarına girmiştir. Halk ve sanat müziğine ilham veren bu dizeler, şairin edebî kimliğini daha da pekiştirmiştir. Şiirlerinde çoğunlukla hece ölçüsünü tercih eden Elitaş, hem millî hem lirik hem bireysel hem de toplumsal bir sesle konuşur. Bu çalışma, onun hayatı, edebî kişiliği, şiirlerinde işlenen temalar ve biçimsel üslubunu bütünlüklü bir yapıda değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
  • Öğe
    Şeker kamışı yaprak hastalıklarını farklı derin öğrenme modellerinin hibrit bir yöntemi ile tespiti
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Uzun, Mehmet Zahit
    Şeker kamışı bitkisinde karşılaşılan hastalıkların zamanında ve doğru teşhisi tarımsal faaliyetler açısından büyük önem taşımaktadır. Geleneksel yaklaşımların öznel, iş gücü ve uzman görüşü gerektiren zorlukları bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda bu çalışmada hastalıkları otomatik olarak sınıflandıran derin öğrenme tabanlı bir model geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan Sugarcane Leaf Disease veri seti kırmızı çürüklük, mozaik, pas, sarı hastalıkları ve sağlıklı olmak üzere 5 sınıftan oluşan toplam 2521 adet görüntüden oluşmaktadır. Görüntüler veri artırma tekniği kullanılarak çoğaltılmıştır. Çalışmada hibrit yaklaşım tercih edilmiş ve dört farklı derin öğrenme modeli kullanılmıştır. DenseNet, InceptionResNetV2, MobileNet ve Xception olmak üzere seçilen tüm modellerde ImageNet ağırlıkları kullanılarak transfer öğrenmesi gerçekleştirilmiştir. DenseNet ve MobileNet için görüntü girişleri 224x224; Xception ve InceptionResNet için giriş değerleri 299x299'dur. Modellerde toplu boyut 32, global ortalama havuzlama ve tam bağlı katmanlarda aktivasyon fonksiyonu “relu” kullanılmıştır. Tüm modellerin son katmanlarında önce 0.5 değerine sahip bırakma katmanı ardından 1000 nöronlu bir tam bağlantılı katman kullanıldı. Her modelin son tam bağlantılı katmanından 1000 özellik, toplam 4000 özellik Destek Vektör Makinesi (DVM) ile sınıflandırıldı. Rbf çekirdeği ve C:100, gamma=0.001 hiper parametresi ile %92.61 doğruluk, %92.66 kesinlik, %92.54 duyarlılık ve %92.57 F1 ölçümleri elde edildi. Deneysel çalışmalarda RepeatedStratifiedKfold 5 katlı çapraz doğrulama tekniği ve hiper parametreleri optimize eden GridCVSearch yöntemi kullanıldı. Sonuçlar, modelin geleneksel yöntemlere alternatif olabilecek potansiyel bir karar destek sistemi olabileceğini gösterdi.
  • Öğe
    Dijital göçebelik ve devlet: kamu politikalarının yeni yaşam biçimine uyumu üzerine bir inceleme
    (Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, 2025) Kahraman, Hikmet Sefa
    Bu çalışma, dijitalleşme ve küreselleşmenin etkisiyle ortaya çıkan “dijital göçebelik” olgusunun kamu yönetimi perspektifinden ele alınmasını amaçlamaktadır. Dijital göçebelik; bireylerin mekâna bağlı kalmaksızın internet aracılığıyla çalışabildiği bir yaşam biçimi olarak, klasik devlet-vatandaşlık ilişkilerini yeniden tanımlamaktadır. Çalışmada, dijital göçebeliğin kamu politikalarına etkisi kuramsal ve uygulamalı düzeyde incelenmiş; Estonya, Portekiz ve Endonezya örnekleri üzerinden karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Türkiye’nin dijital göçebelik potansiyeli; güçlü e-Devlet altyapısı, düşük yaşam maliyetleri ve kültürel zenginlikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ancak yasal çerçevenin eksikliği, bürokratik engeller ve dil bariyerleri gibi sorunların kamu politikaları açısından iyileştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çalışma, yönetişim, sosyal mekân ve vatandaşlık kuramları doğrultusunda dijital göçebeliğin çok aktörlü, esnek ve sınır aşan bir yönetişim ihtiyacı doğurduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Türkiye’nin dijital göçebeliği kapsayan bütüncül ve sürdürülebilir kamu politikaları geliştirmesi, dijital dönüşüm sürecini derinleştirmek açısından stratejik bir öneme sahiptir.